Aralarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 57’si tutuklu 436 sanıklı İBB Davası’nın duruşmasında, kanser tedavisi gören sanık reklamcı Delibaş hakkındaki yakalama kararı kaldırıldı. Mahkemede savunma yapan sanıklar ve eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı Önbilgin, yöneltilen suçlamalara yanıt vererek beraat talebinde bulundu.
Sanık Savunmaları ve İhale Süreçleri
Duruşmada ilk olarak savunma yapan Karataş, kamu projelerinde 30 yılı aşkın süredir inşaat sektöründe yer aldığını belirtti. Duruşmada tutuklu İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı’nın yönelttiği soru üzerine Karataş temas iddialarını reddetti:
İhale sürecinde benim sizle ya da ortaklarınızla gizliliği ihlal edecek bir temasım oldu mu?
Kesinlikle olmadı
Kirazlı-Halkalı metro hattı projesi kapsamında yargılanan sanık Karataş ise AKM şirketinin çalışanı olduğunu, dosyada adı geçen şahısları tanımadığını belirterek beraatini talep etti. Ardından kürsüye çıkan sanık da önceki beyanlarını yineleyerek beraat istedi.
Savunmasını yapan reklamcı Oygur, ihaleye katılım sürecine değinerek suçlamaları kabul etmediğini aktardı:
Biz ihaleye girip fiyat verdik, vermez olaydık. Usulsüzlük yaptığıma dair bir belge yoktur, suçlamayı kabul etmiyorum
Kürsüye gelen reklamcı Gürsoy’un sorgusu sırasında tutuklu İBB Emlak İşleri Daire Başkanı’nın yönelttiği soruya Gürsoy yanıt verdi:
Bakanlıktan aldığınız alanlarla ilgili 2020 yılına kadar İBB’ye para ödediniz mi?
Sadece reklam vergisi ödenmiştir
Gürsoy’un ardından söz alan reklamcı Delibaş, kanser tedavisi sürecini aktararak adli kontrol ve yakalama tedbirlerinin sonlandırılmasını talep etti. Mahkeme başkanı, Delibaş hakkındaki yakalama kararının kaldırılmasına hükmetti.
Önbilgin ve İmamoğlu Arasındaki Çapraz Sorgu
Eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı Özbilgin, görev yaptığı 20 aylık dönemin pandemiye denk geldiğini, 4 defa Covid-19 geçirdiğini ve gelir getirici ihalelerin mevzuata uygun yürütüldüğünü ifade etti:
Buna rağmen çalışma tempomuzu düşürmedik
İhaleler birkaç kişinin iradesiyle hazırlanıp sonuçlandırılmaz
O dönemlerde İBB ile çalışan arkadaşların da belirttiği gibi şartnameler eski dönem metinlerinin devamıdır
Kısa süreli tek satış fiyatının 10 yıla yayılmasıyla yapılan teorik bir hesaplamanın sonucudur
Önbilgin’in savunmasının ardından İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu söz alarak göreve başlama sürecine ve kurumsal işleyişe dair sorular yöneltti:
Mali Hizmetler ve Emlak Daire sorumluluğu üstlendiniz. Bir nevi milyarlarca dolarlık bir kasanın size emanet edildiği görevi aldınız. Biz suç örgütü tarifi ile karşı karşıyayız. 2019 öncesi tanışıyor muyduk? Göreve başlamanız nasıl ilerledi?
Sizi daha önce hiç tanımıyordum. Öncesinde isminizi medyada duyuyordum
Sizin görev süreciniz içinde şu ödeme listesini bir getir, ‘gelin bakalım şuradaki yüzlerce firmanın hangisini ödeyecekseniz bir bakalım’ diye bir toplantı yaptık mı?
Öyle bir sistem yok. Bizim kendi kurduğumuz sistemde önce vergi borcu ödenir. Onun mekanizmasını kurmuştuk. Kimsenin değiştirmesi mümkün değil. Öyle bir üslubunuz olmadı
İmamoğlu’nun iddia makamının suçlamalarına ve dış kredilere yönelik sorularını da yanıtlayan Önbilgin, ödemelerin proje dışı kullanımının mümkün olmadığını vurguladı:
Sistem diye bir şey üretilmiş. Bu ifadelerle birlikte iddia makamının yaratıcı üslubuyla literatüre geçmiş. Sizin döneminizde sistem diye bir dil, üslup yaşandı mı? Talimatımla biri gelip sistemden bahsetti mi?
Başkanım böyle bir şey olmaz. Öyle bir sistem olsa 1 yıl 8 ay çalışmaz, daha önce ayrılırdım
Yurt dışından kredi teminini yaptık. Bu iddianamenin en yüklü rakamlarından birisi 50 milyar liralık. Ne tesadüftür ki iddia makamı bu konuda en uzman kişilere tek bir kelime dahi sormadı. Biz krediyi yurt dışından, dünyanın en önemli finans kuruluşlarından alacağız, yüksek denetime tabi olacağız ve o paraları firmalara boca edeceğiz ve orada harcatacağız. Tuncay Bey, bu kadar yüksek denetim altında böyle bir şey mümkün müdür?
Bu ödemeleri bizim belirli bir proje kapsamında olmayan bir şeye yapmamız söz konusu değildir
Sanık savunmaları, sorgu işlemleri ve avukat beyanlarının tamamlanmasının ardından mahkeme heyeti duruşmaya öğle arası verdi.

