Dünyanın çeşitli bölgelerinde hastalık taşıyıcısı sivrisinek türlerini kontrol altına almak amacıyla laboratuvar ortamında üretilen milyonlarca erkek sivrisinek çevreye salınıyor. Geliştirilen bu yöntemle, doğal popülasyondaki üreme döngüsünün kesintiye uğratılarak sonraki nesillerin baskılanması ve bulaşıcı hastalık riskinin kademeli şekilde azaltılması hedefleniyor.
Üreme Döngüsü Hedef Alınıyor
Uygulama kapsamında doğrudan mevcut canlıları tek tek yok etmek yerine, türün çoğalma mekanizması hedefe konuyor. Özel tesislerde üretilen erkek bireyler, doğal ortamdaki yabani dişilerle eşleşmeleri amacıyla belirlenen sahalara toplu halde bırakılıyor.
Söz konusu yöntemin etkisi salımın hemen sonrasında değil, sivrisineklerin üreme evreleri tamamlandıkça hissediliyor. Yabani popülasyonun zaman içinde zayıflatılmasıyla, insanlara virüs bulaştırma potansiyeli bulunan zararlı türlerin varlığı sınırlandırılıyor.
Neden Yalnızca Erkek Sivrisinekler Kullanılıyor?
İnsanları sokarak kan emen ve bulaşıcı etkenleri nakleden taraf yalnızca dişi sivrisinekler olduğu için saha çalışmalarında özellikle erkek bireyler seçiliyor. Isırma özelliği bulunmayan erkekler çevreye salındıktan sonra dişilerle çiftleşerek sürecin biyolojik temelini oluşturuyor.
Laboratuvarlarda uygulanan teknik doğrultusunda gerçekleşen bu temaslar neticesinde, üreme yeteneğine sahip ya da yaşayabilen yeni döllerin meydana gelmesi engelleniyor.
Uygulama Sahaya Göre Tekrarlanıyor
Mücadelenin başarıya ulaşabilmesi, salınan erkek sivrisineklerin bölgedeki dişilerle yeterli oranda temas kurabilmesine bağlı bulunuyor. Bu sebeple işlem tek bir seferle sınırlı kalmayıp, hedef alanın genişliğine ve kullanılan yönteme göre düzenli aralıklarla yenileniyor.
Zaman içerisinde yeni kuşakların sayısı geriledikçe bölgedeki sivrisinek yoğunluğu düşüyor ve böylece yürütülen çalışmayla nihai popülasyon kontrolü sağlanıyor.

