Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan başkanlığında toplanan Üçlü Danışma Kurulu, esnek ve yeni nesil çalışma modellerini masaya yatırdı. Bakanlıktaki toplantıda işçi ve işveren temsilcileriyle bir araya gelen Işıkhan, tek tip model yerine Avrupa uygulamalarından yararlanılarak kapsayıcı ve uygulanabilir bir mevzuat altyapısı oluşturulacağını duyurdu.
Bakanlık bünyesindeki Reşat Moralı Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen görüşmeye hükümet yetkililerinin yanı sıra TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, DİSK ve TİSK heyetleri katılım sağladı. “Çalışma Hayatında Yeni Çalışma Yöntemleri” başlığı altında yürütülen oturumda, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) hedefleri doğrultusundaki esnek çalışma adımları ele alındı.
Toplantının başlangıcında istihdam piyasasındaki son göstergelere değinen Bakan Işıkhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde yürütülen politikalar sayesinde işsizlik oranının yaklaşık 40 aydır tek haneli düzeyde kaldığını aktardı. Ağustos ayı verilerinde genel işsizliğin yüzde 7,8’e, genç nüfustaki işsizliğin ise yüzde 13 seviyesine indiğini hatırlatan Işıkhan, şu değerlendirmede bulundu:
“Özellikle çalışma hayatına katılımda güçlük yaşayan kesimleri iş gücü piyasasına kazandırmak en önemli hedeflerimizden bir tanesidir.”
Kapsayıcı ve İhtiyaca Uygun Çalışma Düzeni
Merkez Bankasının 2025 yılı 3. Enflasyon Raporu’nda yer alan iş gücü analizlerine dikkat çeken Işıkhan, kadın istihdamı için İş Pozitif, genç istihdamı için ise Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) projelerinin devreye alındığını belirtti. Yürütülen stratejinin temel yaklaşımını açıklayan Bakan Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Raporda, potansiyel iş gücünün heterojen bir yapıya sahip olduğu ve farklı demografik grupların ihtiyaçları dikkate alınarak tasarlanacak iş gücü politikalarının katılım oranını artırabileceğine vurgu yapılıyor. Kadın istihdamını hedeflediğimiz İş Pozitif ve özellikle genç istihdamını desteklediğimiz Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) gibi programlar aracılığıyla bu konuda önemli adımlar attık. Aktif iş gücü hizmetlerimiz aracılığıyla tüm çalışanlarımıza odaklanan politikalarımıza devam ediyoruz. Amacımız, tek tip bir çalışma modeli oluşturmak değil, farklı çalışan gruplarının ve işletmelerin değişen ihtiyaçlarına cevap verebilecek, hak ve güvenceleri koruyan daha kapsayıcı bir çalışma hayatı oluşturmaktır. Bizim yeni nesil çalışma modellerine ilişkin çalışmalarımızın temelinde de bu anlayış yatmaktadır.”
Uluslararası Örnekler ve Mevzuat Düzenlemesi
Söz konusu yaklaşımın OVP hedefleriyle örtüştüğünü dile getiren Işıkhan, şu ifadeleri kullandı:
“OVP’de yeni nesil çalışma biçimleri, iş-yaşam dengesi ve özellikle kadınlar ile gençlerin iş gücüne katılımlarının artırılması gibi önemli alanlara yönelik politikaların geliştirilmesi öngörülmüştür.”
Küresel tecrübelerin yakından takip edildiğini belirten Işıkhan, mevzuat hazırlıklarına ilişkin şu bilgileri verdi:
“İş gücünün niteliğini, potansiyel iş gücünü ve farklı demografik grupların iş gücü piyasasındaki durumunu daha iyi izlememiz gerekiyor. Üzerinde çalıştığımız düzenlemelerde uluslararası uygulamaları da dikkate alıyoruz. Özellikle Avrupa ülkelerindeki çalışma modellerini inceliyor, ülkemizin ihtiyaçları ile uluslararası uygulamalar arasında dengeli bir çerçeve oluşturmaya gayret ediyoruz. Elbette bugün burada, bu toplantıda farklı görüşlerin ve eleştirilerin ortaya konulmasını da bekliyoruz. Bunların her birini çalışmamızı geliştirecek önemli katkılar olarak değerlendirmekteyiz. Amacımız, Türkiye Yüzyılına yakışan bir çalışma hayatını inşa ederken her zaman yaptığımız gibi ihtiyaçlarımızı, risklerimizi ve çözüm seçeneklerimizi siz değerli paydaşlarımız ile birlikte yakından istişare etmektir.”
Çalışan haklarının korunması ile işverenlerin güncel dinamiklere uyumunun eş zamanlı yürütülebileceğini vurgulayan Işıkhan, mevzuat hedeflerini şu sözlerle tamamladı:
“Bu kapsamda, çalışma hayatımızın güncel ihtiyaçları doğrultusunda bazı başlıklarda mevzuatımızı daha açık, öngörülebilir ve uygulanabilir hale getirmeyi hedefliyoruz.”
Bakanlık tarafından hazırlanan düzenlemelerle, klasik mesai kalıplarının ötesine geçilerek sektörlerin yapısına uygun modellerin hukuki çerçeveye kazandırılması ve iş-yaşam dengesinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.

